Devlete döviz ile borç verenler "ekstra" kazançlı çıktı. Döviz ve dövize endeksli devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS), reel faiz, haziran sonu borç stoku itibariyle, TL cinsinden reel faizin 6 katına çıktı. Haziran sonunda toplam borç stokunda yüzde 2,61 olan reel faiz, döviz cinsinden DİBS'lerde, yüzde 14,60-19,82 düzeyinde gerçekleşti.
YORUMUMUZ:
Değerli okuyucular,yukarıdaki haberi okudunuz,devletin borçlanma senetlerin-den (hazine bonosu ve tahvil) kazananlardan bahsediyor.Kim bu kazanlar?Tabi ki bunların müşterisi olanlar bankalar,finans kuruluşları,yatırımcılardır
Peki bunlar kazananlar ise, kaybedenler kim? Kaybeden bizleriz. Bütün halkımız,milletimiz, Türkiye´miz kaybediyor. 2000 yılında hazine bonosu faizlerinin % 130´a ulaştığını biliyor musunuz
Değerli okuyucular, bizim ülkemizde bankacılık yapılmıyor. Bankacılık, asli unsurlarından koparılmış, ülkenin hiçbir menfaatine faydası olmaması yanında bir de tamamıylaülkenin zararına çalışan bir sisteme sahip
Nedir bu sistem? Ülkemizde ki bankacılık, bankaların bir miktar faizle insanlardan, mevduat adı altında topladığı paraları;yine belli bir faizle ihtiyaç sahiplerine (ki biri de devletimizdir) satması sistemine dayanıyor.
Bankacılık bu değildir.Olması gereken gerçek bankacılık ise Japonya'da uygulanıyor. Gerçek bankacılık sistemi,insanlardan mevduat altında toplanan paraları yatırımlar da kullanmaktır. Bankalar bu yatırımlara ait hisse senetlerini satacaklar. Bu satıştan toplanan paralarla tekrar yatırım yapılacak. Böylece yapılan bu yatımlarla mevduat sahipleri de kazanacak, bankalar da kazanacak ülkemiz de kazanacak.