Özel Röportajlar
Bilindiği üzere bu yıl “Babalar” günü 21 Haziran Pazar günüydü.
Biz Pegai Haber Gazetesi ekibinin de bu güzel günde aklına “İlçemiz Belediye Başkanı Mehmet Özkan nasıl bir babadır?” sorusu takılınca…
En doğru cevabı evlatlarından alırız diyerek kapısını çaldık...
Diğer iki evladı çeşitli nedenlerden dolayı evde değildi. Anasınıfı öğretmenliği yapan büyük kızı Kevser Özkan sorumuzu aydınlatırken, Anne Şerife Özkan da yardımcı oluyordu.
O, şuan ilçemiz Belediye Başkanı ama.. Önce, BABA...”
Şule KOŞAN - Kevser, sana bir iki soru sormak istiyorum. Öğretmenlik yapıyorsun değil mi?
Kevser ÖZKAN - Evet, Biga dışında görevliyim. Ana Sınıfı öğretmeniyim.
Şule KOŞAN - Biz merak ettik.. Mehmet Özkan nasıl bir babadır? Zor bir soru mu oldu bu yoksa?
Kevser ÖZKAN - Çok zor bir soru gerçekten. Babam için ne desem babamı tam olarak anlatamam. O mükemmel bir baba oldu hep. Ben babamı anlatmaya başlamadan önce seçim sürecindeki o sıkıntılı dönemden bahsedeceğim. Biliyorsunuz öğretmenim. O nedenle babamın bu sıkıntılı süreçte yanında olamadım. Onu kendi açımdan yalnız bıraktığımı hissetmek beni de sıkıntıya düşürdü. Ancak hakkında yazılanları takip ettikçe üzüntüm kat be kat arttı. Babam bunların hiç birini hak etmedi. Aslına bakarsanız son güne kadar kazanıp kazanmamak bizim için kadar da önemli değildi.
Şule KOŞAN - Babanın seçimi kazanacağını ne zaman hissettin?
Kevser ÖZKAN - Ben, BİKAD'ın yapmış olduğu ilk toplantıda anladım kazanacağını babamın. Babam kazanmayı hak etti çünkü çok çalıştı. Bu 5 yıl içinde babamın saçları beyazladı. Fakat buna rağmen hiç kimse bu adam da şunu yaptı çalıştı demedi. Ben partili değilim ancak "çalışanın hakkını vermek, helal olsun, farklı görüşlerdeyiz ama bunu da yapmış" diyebilmek gerekir. Bakın Çanakkale'de CHPli, Eskişehir'de DSP'li bir başkan var. Ama adamlar çalışıyor, Çanakkale'de kordon harika bir görünüme kavuşmuş, Eskişehir Venedik gibi olmuş. Ben bunu diyorsam birileri de babamın yaptıklarını görebilmeliydi. Haksız yapılan söylemler bu süreçte izleri çok yıprattı çok üzdü. İhanet edenlerin yaptıkları ise başka bir darbe oldu bize. Bütün bu yaşananlardan sonra babam seçim sonuçlarını beğenmedi ama biz dedik ki "babacığım üzülme. Bir oy olsun ama senin olsun. Bu yeter bize"
Şule KOŞAN - Sana bunu düşündüren ne oldu?
Kevser ÖZKAN - Babamın siyasi rakipleri değildi bana bunları düşündüren çünkü herkes kendi kulvarında kendi fikrini savunuyordu ve bu gayet olağan bir durumdu. Arkamızdan düzmece siyaset yapmaya kalkanlar, iş çevirenleri oldu öyle düşünmeme sebep.
Mehmet ÖZKAN - Siyasi parti rakiplerimizi zaten hiç tenkit etmedik. Onların siyasi tercihlerine son derece saygılıyız.
Şule KOŞAN - Evet, şimdi artık gelelim esas sorumuza henüz sorumun cevabını alamadım. Mehmet Özkan nasıl bir babadır?
Kevser ÖZKAN - İki kardeşim ve ben babamıza çok düşkünüz. Onun üzülmesi bizim için büyük kederdir. Tak kelime ile anlatacak olursam babam mükemmel bir babadır. Her konuda önümüzde en güzel örneğimizdir bizim.
Mehmet ÖZKAN - Duygularımız eşim ve çocuklarımla karşılıklıydı. Bütün bu düzmece siyaset yapanların çirkinliklerinin ardından ben dayanıklı bir insanım ama ailemin üzülmesini ve etkilenmelerini istemedim hiç. Ben bütün bu olanlara tahammül ederim ama aile fertlerinin bu ortamda incinmeleri beni daha fazla yaralıyor. Yoksa ben daha nelerine katlandım?! Ama şu var, siyasette başarısız ve etkisiz olsaydım kimsenin bir şey söylemesine gerek kalmazdı.
Şule KOŞAN - Peki bu sıkıntıya sebep ne?
Mehmet ÖZKAN - Bu sıkıntı siyasette giderek etkimizin ve yetkimizin artacağı endişesinden geliyor. Boyun eğmeyen bir yapım olduğu için, iltimasa kapı aralamayan, olabildiğince gerçekçi bir yaklaşım ve harbi bir duruşla yaklaşım koyduğum herkesçe bilindiği için, bende haksız taleplerin geçit bulmayacağını yakınım da uzağım da çok iyi biliyor. İşte bu yüzden benimle, benim önderliğimde siyaset yapmak ve siyasi bir yarışa girmek zordur.
Şule KOŞAN - Gelelim size Şerife Hanım. Mehmet Özkan nasıl bir eş nasıl bir babadır?
Şerife ÖZKAN - Yar ve yardımcı bir eştir. Müşfik bir babadır. Akşamları zamanı olduğu sürece zamanının çoğunu dışarı çıkmak yerine evinde geçirmeyi tercih eden müşfik bir eştir. 25 yıllık evliliğimiz süresince evde çocuklarımıza bile sesini yükselterek konuşmadı desem yeridir. İşlerinin yoğunluğuna rağmen bizleri hiç ihmal etmez.
Mehmet ÖZKAN - Aslında fıtraten zaman zaman tavırlarım var ama bu aile kavga kültürü ile tanışmış bir aile değil. Kavga kültüründen ziyade saygı kültürünün daha egemen olduğu bir aileyiz. Eşim birinci dönemde çok tevazu gösterdi. Artık tamam diyorum tevazu yok! Bütün aile fertlerine de yine söylüyorum. "Artık boynunuzu öne eğmeyin başınızı dik tutun bunu hepimiz çalışarak ve başararak hak ettik".
Şule KOŞAN - Bugüne kadar hep mütevazı davrandınız. Hiç kendinizi ön plana çıkarmadınız neden?
Şerife ÖZKAN - İstesem de farklı olamam ki. Ben belediye başkanının eşiyim deyip de dediğiniz gibi hep önlerde gezmedim. Belediye başkanının eşi olarak yaşantımı değiştirmedim.
Benim gibi bütün aile fertleri de bugüne kadar hayatlarını nasıl sürdürüyorlarsa aynı şekilde devam ettiler. Biliyor musunuz başkanın eşi hiç ortalıkta yok derlerken bile ben her sosyal etkinlikte vardım. Ama "ben başkanın eşiyim" demedim hiç.
Mehmet ÖZKAN - Eşim, ben ve çocuklarım hayatı her an paylaşarak yaşayan insanlarız. Her zaman bir bütün olduk. Yani kısaca ben eşimsiz, eşim de bensiz olamaz ki…
Bizim birbirimizden ayrı olma şansımız yok ki… Bizim et ile tırnak gibi birbiriyle kaynaşmış bir aile yapımız var. Bunun başka izahı da yoktur.
Bu habere toplam 15 yorum yazılmıştır.
12 Eylül 2010'da yapılacak referandumda oyunuz ne olacak?
Anasayfa . Yayın İlkeleri . Hakkımızda . Künye . İletişim . Arşiv . RSS Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bigahaber.com © 2005 - 2010 | Düzenleme: Deniz Medya - Yazılım: MyDesign | Çanakkale Medya | Adana Olay | Yalova Olay